bayram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bayram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Kasım 2009 Pazar

Ama neden 4 ?


arkadaşlar... yokluklar sebebiyle geç kalmış bir bayram tebriğidir bu şey...
geçen hafta içinde telefonumu yeni evime bağlatma isteği üzerinden 20 gün geçti... telekomdan gelip sokağı bulamamalarının ardından cep telefonu ile irtibata geçip nihayet eve gittik. o gün veyahut, en geç ertesi gün telefon bağlanır derken
-sizin sokakta direk yok... Ahmet Abi direği şuraya mı dikek, yoksa buraya mı...
+ kabloyu evlerin duvarından taşıyalım, daha kolay
-sokağada hat çekeriz böylece de mi...,
şeklinde diyalog geçti... alt tarafı telefon bağlatmak için yeni direk dikmekten falan bahsedince insan şaşıyoryor elbet :)
bu arada belediye de başkan beni işe almak için; kurul kararı... formlar ve bakanlık onayı gibi süreçlerden bahsetti... bi adamı işe alırken iç işleri bakanlığını ile muhatap olmakta garip yani... 657 ye 4B gibi bişey olacakmışım... durup durup senin neyine 657 demiyorda değilim hani... ama okul bittiğindne beri ilk kez 20 gündür maaşsız olarak ortalıkta dolanıyorum...
kısaca söyliyim, sinir bozucu parasızlık
öyle yatmıyoz tabi. burdaki kaplıca oteli için çalışmalar başlatacağız inşallah... ilk işimde otel çevrsine ağaç diktirmek/dikmek oldu. :) hani derler ya bir dikili ağacın bile yok diye. hah işte benim buna geçmişi boş verirsek 40 tane gibi bir rakam eklendi.
valla yazacak öyle çok şey var ki anlatamam. herkes bir garip valla. ilk iş, gençlerle beraber takılma kararı aldık. burdaki ebeveyn gurubu çok tehlikeli :) insanın özünü, hayat enerjisini ve olumlu havayı emen bir yapıları var :)
''ne ki o... eski köye yeni adet getirme... olmaz... bilmem kimin kızı ne demiş... bilmem kimin oğlu neden kavga etmiş'' gibi dünya üzerinde pekte kayda değer yerler tutmayan şeyler konuşuyorlar genelde...
bu satırlarıda otelin bir yerlerinden yazıyorum (sanırım müdür odası)... şu yukardaki resim için, scan bile bulamadım. aslında var ama bir türlü kullanamadım. Photoshop var mı diyince ise bana güldüler... :)
acayip...
acayip...
herşeye rağmen bayram çok güzel geçiyor.
ve trafik yok...
ve horoz sesleri...
ve temiz hava...
ve yer yer otelin havuzuna girme lüksü :)...
herkese sevgiler...
NİCE BAYRAMLARA... :)

23 Eylül 2009 Çarşamba

Modern dünyaya giriş; telefonda bayramlaşmak


bayram günü heycanla doldu taştı içim... kıpır kıpırdım. ( bu arada bayramın 1. günü evdeki su boruları patladı her yeri kırdık, bu kıpırtı ordan gelii! galiba...)

istanbuldan çıkamamışlığına sığınarak (nasıl bir sığıntıysa bu) turkcellin de nar kampanyasına baş vuraraktan garanti hesabıyla kontor yükledim. bir yandan da turkcell sayfasından nar nedir diye bakıyorum.
şunu yap... bunu yaz... şuraya gönder. yani zaten 250 kontör yükleyince öyle bir yalaka mesajlar atıyor ki turkcell, sanırsın seni evlatlık alacak. yok şöle kampanya, seni böyle seviyoruz, sen bizim herşeyimizsin falan, fişman. neyse dediklerini yaptık... herkes çakal olmuş.

***
ilkin bizim onur'u aradım. bizim, tüm camiyadaki en yavşaklardandır kendisi. eğlendirir adamı, para versen bulamadığın tiplerdendir hani. bi de konuşma jargonumuz acayip bir şeye dönüştü son zamanlarda. kim havasındaysa hatun rolünü o alıyor. -başım ağrıyor bugün olmaz, ben bilmem benim 'beynim' bilir- tadında geçen cümleler var aramızda sen düşün gerisini, hatta düşünme!!...
'naber peteğim' diye açınca telefonu, hatun rolü ona kaldı.
uzadı sohbet, sevindik... umuyorum ki hatun kişiler üzerine bu onur'sal sohbet alıştırmaları iş görecektir bir zaman.

**
sonra mehmeti aradım... naber lan! dememle 'hayırlı bayramlar kardeş' demesi bir oldu. yıkıldım. sanırsın o aramış pezevenk. benim telefonumla artislik yapıyor. (bu arada turkcellin narı geldi aklıma, utandım sildim hafızamdan.)
mehmetin eşide olunca yengeyede selamlar ilettik.
haa!! en illet hislerden biri buymuş. önce hatunsuz biri ile konuşuyorsun sorun yok. karşı tarafın eşi varsa çok problem. insan buruluyor, balım peteğim diye açamıyorsun artık karşı tarafa. oysa öğrencilik yıllarında evine gelmiş, yer yokluğundan aynı yatakta uyuduğun, aynı cd yi izlediğin insan nihayetinde bu adamlar.
cd dediysek,normal film yani...
neyse...

**
sonra birilerini daha aradım... aralarından birine... 'bayramlaşmak için milleti arıyordum senide aradım' diyince. altta kalmadı tabi, araya sıkıştırıldığını hemen anladı.
lan, övünesi mi bilmiyorum ama tüm arkadaşlarının zeki olunca da olmuyor. leb demeden çorum diyor adamlar. turkcellin sponsorluğunda içimi biraz fazla boşaltmış olacam, fazla geyiğe girmedim. zira geri planda nar denen kampanyanın kronometrik kontür hesaplarını yapıyorum, çaktırmadan. ve yine utanarak.

**
sonra bir iki evliyi daha aradım ama anlatmaya deymez. onlar evleneni çok olduğu için tamamen dünyaları değişmiş durumda aynı alfabeyi bile kullanmıyoruz, o derece. ne anlatsak fransız kalıyoruz, bir birimize. (lan bizde şu yeni alfabeye geçemedik ya, ne zaman olacak bu kişisel harf inkilabı bilmiyorum.... du bi onur'u ariyim)

**
sonra herşey su tesisatçısının hilti seslerine karışmaya başladı. kampanyadan kalan kontörleri bakayım dedim.
ama hangi kontörden bahsediyon hacı! meğersem nar kampanyasının ücretlendirmesi benim mevcut tarifemden daha pahalıymış. sonradan öğrendim netten.
kahrolsun kapitalizm diye bağırdım...
fekat! kimse duymadı....

18 Eylül 2009 Cuma

Bayram Şekeri


Ülkemde bayram; bir telaş, yeri gelince kaza, bazen akrabalığın gereği, bazen de tatil diye bakılan, işin ve okulun kesintiye uğradığı günlerdir.
Hani, dinin getirdiği bişeydir de biraz çarptırılmıştır.

Yine de güzeldir :)
Mutluluk barındırır.
Herkese iyi bayramlar.