9 Temmuz 2010 Cuma

böyle kocaman falan hemde.

yani yazacak pek bişey yok gibi blog ama sırf iş olsun diye yazayım artık dedim...
valla... bak öyle...
yani herşeyi yaşıyor insanda, kimisi daha iyi anlata biliyor, maklüm...

facebook u açtım mesela demin... aylardır kapalıydı, dondurmuştum (yada ben öyle hatırlıyorum) son iletim bilir ne zaman... face'in boş bişey olduğu konusunda çokca elle tutulur konu başlıklarım var; ama hiç girmeyeceğim... lakin değinmeden edemeyeceğim şu ki... 'dürt' diye bir bölüm var , gerçek hayatta hiç bir karşılığı yok sanki... aslında yavan bir 'meraba' gibi bişey desekte öyle değil...
kelime olarakta çok itici...
neyse, dünyadan bi haber kalmama adına face'min biraz açık kalması konusunda kendime salıkveriyorum...
*
bu arada dünyadan haberler... finalin adı ispanya-hollanda... 'biz yokuz kim oynarsa oynasın'' diyip diyip çeyrek final ve yarı final maçlarını takip etmeye çalışan ben.. kendimle düşdüğüm bu ikilemden dolayı ayrıca gıcık oldum kendime...
**
bi de seminr var haftaya ankarada... toplam 12 gün ve bu, işimden 12 gün ayrı kalmam demek olsada öyle olmuyor.
niye?
çünkü belediye de adam az olunca her iş bize bakıyor... sanırım hafta içi bi kaç gün kaçıp kaçıp geleceğim çiftehan'a... ha bi de hafta sonları gelirim gibi... bekle beni tren koltuklarında uyandığım sabahlar
***
aaa! laf lafı açıyor... blog senle konuşsak olur gibi belki... belkide eski performansımı bilem yakalaya bilirim...
müfettiş geldi belediyeye hemde 12 seneden sonra.. :)
evet .evet .... beni buldu müfettiş
ama anlattığım şeylerden etkilendi ve hiç memurluk geçmişim olmadığı için beni azat etti galiba... teftiş, mulakat tadında geçti... toplam 15 dakika falan :)
biraz saçma ama asıl hedef yanlış insanı yakalamak olduğu için zaten benle işi yok...
''çiftehan şöyle iyi olacak.. böyle güzel şeyler yapacaz'' diyince saolsun anlayış gösterdi ... 'zaten sende yeni gelmişin geçmişle ilgili ne sora bilirim ki' diyince...olay bitti...

bide pazar günü piknik yapıyoz ... bakim nasıl geçedcek.....
..
ha bi de 100 kiloyu geçiyom diye beni paraşüt kursuna almadı talas belediyesi :)....
lann, herkes 100 kiloyu geçebilir yani... bu bi hastalık değil ki beni dışlıyonuz...
de mi ama...
böyle işte blog... hayat acayip bi şekilde ilerliyor...

hayat boş zaten blog... sen tabi kodlardan falan oluşunca olaya teknik baka bilirsin ama öyle değil yani... insan için hedef belli...
iyi ye..
iyi şeyler gör...
iyi insanlar olsun çevrende...
iyi düşün...
iyi olanı hep ara bul ve hayatını onlarla donat ... gerisi kolay...
çobanda olsan en kaliteli yaşayan sen olursun
valla bak...

hayatın sırrı değilsede.. bu böyle...
seviyorum seni blog...
böyle kocaman falan hemde...

eklenti: okuldaki iki derside verdim blog... hiç tebrik etmiyon...ayıp valla....
bekle beni yeni dönem

2 yorum:

kavuniçi dedi ki...

selamlar. paraşüt işini ben de bi ara soruşturmuştum. yamaç paraşütü yapan bi arkadaşım var. şakayla karışık "ben biraz şişmancayım sorun olur mu?" diye sorduğumda "yok, daha iyi olur hatta." demişti. ikimizden biri kandırılmış olabiliriz :) tebrik ederim istak :) haftaya ben de ankaradayım.

Ful yaprakları dedi ki...

tebrik edelim o zaman, biraz zaman geçmiş aradan ama! :)