5 Kasım 2009 Perşembe

Bir garip ruh hali olarak: istifa etmek...


Bugün resmi olarak işimden ayrılma görüşmesi yaptım. evet garip bir durumdu itiraf edeyim, bambaşka bir deneyim. istifa edeli 1 ay oldu ama malüm, işler toparlanması gerekiyordu.

Görüşmede, patronlar şirket yönetimi için bir dolu şey sordu bana. kimler verimli, kimler işini seviyor, şirket için nasıl bir gelecek ön görüyorsun, sence eksiklerimiz nelerdir... falan filan...
Kısaca söylüyorum...

Şirket ve çalışanların ağzından girdim burnundan çıktım :)) kovulması gerekenler,başarılılar, iyi niyetliler, işini sevmeyenler ve yerinde sayması gerekenleri söyledim...
yok yok sanmayın ki milletin ipini çektim ... sadece gerçekleri söyledim. onlar kendileri söyledi yapılması gerekenleri. bu arada işten ayrılıp yeni iş kurmak isteyenlerin ekmeğinede yağ sürdüm...
eee işten ayrılsınlar ki, onlarda işlerini kursunlar.

neticede acayip bir toplantıydı...
pardon ya... yemekti diyecektim. 3 saat sürdü. Çanak diye bir yere götürdü patron, üç kişi 100 tele para ödediler.

(ıvır burda paradan bahsederek iyice küçülür hahaha.... öyle değil arkadaşım güzel bir yerdi onu diyom. ambiyansı vermeye çalışıyorum. insan ne sıklıkla 3 saat yemekli sohbet yapmıştır ki yani..... de mi ama...)

düşünüyorum da, ben işe girerken görüşmeye geldiğimde 20 dakka konuşmuştuk... :) şimdi gitmeden önce beni sorgulamalarıda enteresan.
beni sevmişler ama, ''gitmeseydin nasıl olurdu'' dediler... önceden sormuyorlar ama bak bak
çağğaaalll...
nasılsa kesin gidecem yaaa!!...
zeki adamlar tabi...eee kimin patronları...

Para; beni hiç sevmedi, ben ise ondan nefret ettim; ama işte naparsınız arada çocuklar var diye katlanıyoruz, bi de şu borçlar olmasa

(bundan sonrası duygusal modda)
İstifa ettim arkadaşlar... şaka bi yana, sevdiğim patronlarımdan ayrılıyorum... biliyorum ki onlarda benden gayet memnundular...
şimdi memleketin karlı dağları bekler beni...bildiğim-tanıdığım, torosların ortasında bir kasaba, (kasaba, şerif muhabbetinin bir diğer sebebi :)..)bir o kadar da yabancı gördüğüm bir yere gidiyorum...

vayy beee arkadaş.... İstanbul'a geleli tamı tamına 121 ay olmuş. 10 yıl yani.
çocuğun olsa ilkokul 4 e geçmiş oluyor, yani öyle bir zaman...
121 ay... 11 in karesi (bu bi yerde daha geçiyo yahu)....
99 öss inden çıktığımda, bir geometri sorunu yanlış işaretlediğimi fark etmiştim; dün gibi... oysa üniversite biteli bile ne kadar oldu...
yauvv ... şimdi çizimlerimi nerde scan edecem ben :S...
sıkıldımmm..

-isooo.... gel hadi, gidiyoruz.
+geldim abi..

12 yorum:

cesetizleri dedi ki...

Nasıl yerlerde çalışıyorsunuz aklım almıyor ki.. :) Ben görüşürken müdür küstü bana işten ayrılıyorum diye bu kadar sonra çıkış işlemlerimi yaptım bitti :))

Hayırlı olsun yeni durumun ;)

öykü dedi ki...

yanı sen sımdı hem ısınden ıstıfa ettın hem de gıdıyor musun
memleketıne ıvırcım?

aerodinamik yar dedi ki...

yeni bi başlangıç olsun diyelim iyiye yoralım kasabalım...

ıvır zıvır dedi ki...

ces, bizim işler için bu ayrılma şekli normal valla, tüm işleri toparlamak şart. yarım bırakılması gerçekten çok, ciddi bir problem halinde geçerlidir. kavga sürtüşme gibi yani... ki zaten kimse öyle ayrılmaz kolay kolay...

bu da bişey değil :)... şirketcek ayrıldıktan sonra ki 1 ay içinde görüşmemizin devam etmesi gerektiği konusunda hem fikiriz. projeler, ihaleler, hakedişler vs ..vs... hepsi önemli süreçler.
ne yaparsın :S...

iyi dilekler için teşekkürler...
hayırlı olur inşllh...

ıvır zıvır dedi ki...

Öykü Hanım... evet aslında aynen özetlediğiniz gibi... bu süreç artık tamamlandı. şirketten müsade istedim ve memleketime dönüyorum. hatırlar mısınız bilmem; bu konu hakkında konuşmuştuk ve yine yanlış hatırlamıyorsam, ekmek kokularına bürünmüş bir pazar kahvaltı yazınız altına bununla ilgili bir yorum yazmıştım... :)
'çok durmam giderim bende o yerlere' gibi bir cümle ile bitmişti sanırım... o yazıyı bulup yayınlarım belki...
..
kısacası evet... küçük bir beldeye gidiyorum, İstanbul'u hep özleyeceğimi bile bile :S...
yine söylüyorum ki, sık sık gelip görmek isteyeceğim buraları ve hatta geleceğim... zaten kıpırdak bir yapım vardır :)... gelirim her halde...

eee... 10 yıl az değil gerçekten :S
'bir vapurum homurtusunda' bişey çizememek kötü olacak ... :(

kısmettt...

öykü dedi ki...

SEvgılı IVır bu karara demek kı cok eskıden berı kararlısın
enınde sonund memlekete donme arzusu agır basıyor..
Bu nedenle bu kararı almanın senı mutlu edecegını dusunuyorum
Ama yıne de sık sık Istanbul a gel
bence tamamıyle uzak kalma
bı de blogun ıcın aynı dılegım
bu sefer lutfen uzak kalma sık sık yaz.
hayırlısı olsun hersey senın ıcın
sevgıler

ıvır zıvır dedi ki...

Öyle yoralım da, öyle olsun de mi?
Kalamiti ...

sen ekşın yaparsın, bende senden feyz alırım artık, zira orda ekşından söz etmek pek olası değil :)

Pino dedi ki...

hayirli uurlu olsun:) ben de 8 yil calistigim isimden ayrilmis 2 gun sonra da editorum tarafindan blogum sayesinde kesfedilmistim:)
eminim bu ayrilis da sana ugur getirir:)

ıvır zıvır dedi ki...

Evet Öykü, haklısın çoktandır vardı bu sevda aslında...
sadece doğru zaman olsun istedim. umarım öyle olacaktır.
mutluluk getirmesine ise kesin gözüyle bakıyorum, ama ne bilim 'durağanlık' kavramı Anadolu için bir soru işareti...

ıvır zıvır dedi ki...

Pino Hanım,
teşekkürler..
garip bir biçimde bu güne kadar ki hiç bir işimde CV yazmadım :))... zaten bilmem yazmayı...

sanırım sizde de olmamış bu... başkaları tarafından uygun görülmek daha güzel birşey gerçekten...
çağrılmak, bulunmak, istenmek...

zaten siz 'gönüllü mimar' ben mimar :) kaderlerimizde benzer gibi hani... uğurunuz da ortaktır diye tahmin ediyorum :))

komançi dedi ki...

ıvır hani sen şimdi gidiyorsun ya..

sokaklar boş
sinemalar boş (akmerkez özellikle)
sahiller boş (bakırköy mesela)
piknikler boş
konaklar boş
alpiler sessiz
bizim ev sessiz
tencereler boş ve sessiz

500t

bomboş kalacak..

ıvır zıvır dedi ki...

500 T ler boş kalmaz komançi...
ne boşu, zor biniyoduk yaaa!!!...
nereye boşalıyor...