16 Aralık 2009 Çarşamba

-biraz daha brokoli... +suyundan da lütfen..- tabi


günlerdir aralıklarla yağmur yağdığından ötürü evde olağan üstü hal var... ev su-mu almıyor fazla ama.. su bu!... uslu duran bişi değil...
bakmayın siz, barajlar yapılıyorda suyu kontrol altına alıyoruz falan.
kısacası şu,

-penceremin önündeki kitaplarım ıslanmış... küf kokan okuma günleri beni belkiyor.
-mobilyacı hala eksiklerimi tamamlayamadı ve ben 20 gündür kendi evinde göçebe yaşıyorum...
-her yer her de, ev kalk gidelim diyor... ahali gergin... iş bitmiyor... bitmedikçe yerleşemiyoruz.

bu şey günlük gibi oldu..
çünkü hayat kontrolümün dışına çıktı tamamen :)herşey akıyor ölece, ama takmıyorum...

ayrıca hiç olmadığı kadar araba almak istiyorum... bunu hak ettiğimi düşündüğüm basit sayıla bilecek dilek ise maddiyata gidip dayanıyor...

bu arada çok alakasız gelebilir ama...
blogları okuyorum... hiç öyle aramızda multi zengin falan adam yok... çok şükür hali vakti yerinde olan gurup bi hayli var gibi, blog camiyasında ama...
bir günden bi günede..
yok holdingimde bu oldu... yok yine Çeşme'den Sakız'a yatımla geçtim... fabrika da bu kadar adamı işe aldım falan... :)
evet kusura bakma arkadaşım, bu günlerde kafam fena halde paraya takılmş durumunda... örneklerim, tarzım, şeklim şemalim... hepsi bi şekilde paraya dayanıyor kafamda...
borçlar, ihtiyaçlar falan filan işte...

aslında para beni hiç sevmedi, ben ise ondan nefret ettim ... bakmayın arada çocuklar var diye katlanıyoruz hani...

yakın zamanda adana ya olmadı ankaraya gidiyorum diyorum... neden?...
çünkü hali hazırda burda henüz çok çok anlaşa bildiğim dostlarım yok...

o da bişi mi... otel için çizim yapıyorum; parayla iş yaptıracak, çizimden anlayacak, lan hadi çizimide geçtim, anlattığımı anlayacak, malzemeyi tanıyacak adam yok ortalıkta. ( bu kadar virgül kullanımı kesin yanlış olmuştur...neyse..)
deli olacağım yemin ediyorum. herşeye takmış durumdayım. ortalıkta şen şakrak dolaşıyorum ama içim kendi kendini yiyor. Allah var, yan gelip yatsam kimse bişide demez. çünkü bu buralarda normal bişey.
bu arada daha resmi olarak bi işim yok. encümen, kaymakamlık.. şimdi de iç işleri bakanlığı... resmi prosedürler konusunda kaplumbağ ile yarışıyor ve kaybediyoruz.

bak ne oldu bugün; biri geldi bi evrak istiyor belediyeden... izaleyi şuül falan yazıyo tapusunda.. bu hatırladığım tek kelime, evraklar arasındaki. daha bir yığın acayip isimli belge ile gelip benden bir onay istedi...
lan, daha memur bile değilim. ben ne onayı verecem diyecem.
adam; 'öyleyse niye duruyon belediyede' diyecek
abi dışarı acayip soğuk ondan... diye bilirim diye düşündüm :)...
evet komik...
yeri gelmişken, hayatımda hiç işsiz kalmadım, şimdi bile çalışıyorum, ama para almıyom o ayrı, bu durumda parasız kalmam an meselesi..:S
bak yine 'para' dedim...
kendimden tiksiniyorum. ama napim...

bu eblek yazıyı okursam aylar yıllar sonra direkmen hatırlayacağım bir garip piskolojideyim...
bu arada... hala scan alamadım... malüm sebepler... çizimlerimin fotosunu çekip koyuorum ama ondanda sıkıldım... çünkü çizdiklerim bişeyede benzsemiyor artık.

annem nazar deydi bize diyor. ki kesinlikle katılıyorum. bu kadar becerikli (!?) insan arasında durmak bize yaramadı sanırım. ne yapsak göze batıyor. 20 gün önce bir kümes yapayım diye bahçede yer açtım. milletin lafına kaldık. kümes hala yok ortalıkta... topu topu üç saatlik bir iş tahta çakmak ama olmuyor işte.

bu mevcut durumunun en iyi yanı ne biliyor musunuz?...
..
..
..

lütfen biliyorsanız bana yazın :)

anne yan odadan ışık sızan evladın odasına doğru seslenir...
-ismail yat olum, sabahları kalmıyon sonra

+ tamam anne yatıyom.
- bırak o internetle oynamayı artık
+ (oynamak mı:S) tamam anne.

şu linki açarsanız... mustafa keser'den bir kara kaş sende var... parçasını dinleye bilirsiniz...
bu denli alakasız bir yazı ancak böyle bir son gider diye düşündüm...
hepinizi saygıyla selamlarım...

ismail...

9 yorum:

komançi dedi ki...

bu mevcut durumun en iyi yanı ailenin yanınnda olması sanırı ıvır. hem anladığım kadarıyla arabaya okadarda ihtiyacın yok
(giderken kilo durumunu unuttum sanma azcık spor azcık yürüyüş :)

ıvır zıvır dedi ki...

araba istiyom ülennn!!!...

(bu arada parantezli kullanımlardan sonra gülme varsa; cümle sonuna iki parantez bence daha çok yakışıyor..ben araya üç nokta koyup bağlantıyı kestiğimde çok oluyor. fıor egzampıl :)...)

komançi dedi ki...

aslında parantez durumunu bilinçli olarak yapıyroum. tasarrruflu kullanım vede gizli gülümseme şeklinde tnaımlayaviliriz. senin noktalı anlatımda gerçekten çok vurgulu. ;)

aerodinamik yar dedi ki...

niyeyese çok keyifle okudum bu yazıyı bebeimm.. belki de başlıktaki brokoli yüzündedir.. bu arada ben zenginim ama mütevaziliğimden ödün veremem.. hayır yani bilgin olsun.. zengin arkadaşım var die hava atarsın dier biloklulara .. ahahahhsajksah:))
öperim seni miss missss...

aerodinamik yar dedi ki...

dip not;
niyeyese: çince öğreniorum da...
oldu iyy günner..

ıvır zıvır dedi ki...

senin çince öğrendiğini hayal dahi edemiyorum :))... hiç çekilir bir dil değil yeminlen.. bide sen onun kelimeleriyle oynarsın falan, artık sen düşün :)...
**
bu arada zengin olmana çok sevindim... artık sağda solda adını anıp üzerine yeminler edeceğim, zenginliğin ile övüneceğim :P...

aslında zengin arkadaş önemli değil.. önemli olan bloger ın zengin olması...
neden?..
çünkü insanlar boşta kalıp yazıyorsa ve buda para etmeyen hayatların göstergesi ise yazmayı bırakmayı düşünüyorum... yani düşünsene kızım... zengin olmama şu kadar kalmış (iso eli havaya kaldırır ve baş parmağı ile işaret parmağı arasına metal 5 kuruş sıkırtıracak kadar-ki beş kuruşun metal olmayan versiyonuda zaten yoktur- aralık bırakarak durumu açıklar) hemen bırakırım vallahi...
ne'me gerek yani :)...
ama senin zengin olduğunu anladım zaten, ayda 3-4 kez yazıyorsun.. eee işin çok demek:)..
bak sana bi ara anlatim.. biz boş adamlar napar diye :)...
hehehe...

aerodinamik yar dedi ki...

oooooooooo
çok banaaaeeeğğğğğllll..
(ses tonlu okuyunca çok ukala oluo da.. :) çok dadlı..)
neyse ben şimdi gidip elmas kulplu çeşmeleri olan cakuzimde altıntozlu süt bayosu yapayımda reehatlayayım canımmmm... çok yoruyor beni gün boyu para saymak..
.
.
imza: gün boyu para saydığı için psikolojisi bozulup kendini mısırda sultan sanan bankadaki gişe görevlisi..

ıvır zıvır dedi ki...

sultanım!!...
hakkat ya :S... bende ne kdar meraksızım... yauv...
ne oldu senin iş :(
bi müdür vardı en son.. sen de bişşiler demiştin..bende müdürleri salla demiştim..
tim tim de tim tim...
ama ne oldu sona....

aerodinamik yar dedi ki...

anladım ki müdür dediğin kendini bişey sanan ama hiç bi işe yaramayan insan kütlesi!
allah kimseyi müdür etmesin.. anında kalite zayıflıyo bebeimmm....
ben hayatımın bi 6 senesini ev kızı olarak, 6 sından sonrada evde kalmış ev gızı olarak sürdürmeyi piiilayynlıorum:):):)
heralde böyle olcak..
diplomamla anca bakkal indirim yapıo bana.. o da bozuk çıkmayınca verilen sakız gibi bi güzellik :):)