10 Ocak 2010 Pazar

üçlemek


hahaha....
Önce Ankara'da evin önünden ayakkabım çalındı...
sonra çok yüksek bir kabiliyetle çay içerken kupamın içine telefonumu düşürüp telef etmeyi 'başardım'...

en sonuncusu,
belkide en güzeli ...
takımımın ceketini kaybettim. bir insan evlatı durmadan sırtında taşıdığı ceketi nasıl kaybeder? sorarım size... bi yerde mi unuttum, biri yanlışlıkla ceketimimi giydi, arabanın birinde mi unuttum.. valla bilmiyorum.

bir inanç gereği 'üçledik' diye bakıp avunsamda, ard arda yapılan salaklıklar diye düşünüyorum.

1 yorum:

teecetveli dedi ki...

Oyyyy! Yazık olmuş. Ayakkabıya çok üzüldüm ben. En buruk o. Ceket de öyle ama ayakkabıya daha yazık. Başka bir anlam var onda.